EGE ADALARI 

Son zamanlarda Gemi (Kurvaziyer) turlarının rağbet görmesi ile özellikle Ege Adalarına ekonomik turlar düzenlenmeye başladı. Gemi ile seyahatin verdiği görsel zevkin dışında; birçok yerin aynı tur içerisinde görülebilmesi, bavul aç-kapa derdinin olmaması, sabah, öğlen ve akşam yemeklerinin tura dahil olması, gemide her gece ücretsiz eğlencenin, hatta kumarhanenin bulunması gemi turlarını çekici kılıyor. Hele rota Ege Adaları ise, adaların, kültürünün, yemeğinin ülkemize yakınlığı ve bu turların diğer gemi turlarına nazaran ucuzluğu da cezbedici oluyor. Birçok seyahat acentesi de “vizesiz” Yunan Adaları turları düzenleyebiliyor.
Alışık olduğumuz yabancı curvaziyer gemilerinin yanısıra bu sene bir Türk gemisi “Deniz Line Samsun” da Ege Adaları turları yapmaya başladı. Bu gemi Türk mutfağından vazgeçemeyen, garsonundan, resepsiyonuna kadar Türkçe servis almak isteyen misafirler için ideal.
Kısaca Ege'nin lacivert sularında yol alan bir geminin güvertesinde hafif hafif esen rüzgar eşliğinde güneşlenmek, kitap okumak ya da tembellik etmek. Geminin uğradığı adalarda Ege yemeklerinin, şaraplarının tadına bakmak, taş döşeli sokaklarda alışveriş yapmak, uçsuz bucaksız kumsallarda denizin tadını çıkarmak. İşte elinizdeki, tüm bunları bulabileceğiniz bir Ege rotası.
Her adanın kendine has yaşam tarzı mevcut ve her birinden hoş anılarla ayrılmak mümkün. Zaman zaman bizleri şaşırtan kültürel benzerliklerin yanısıra gözlerinizin faltaşı gibi açılacağı enteresan “farklılıklar” da belleğinizde kalabilir. Ör. Girdiğiniz gece klübünde bara ulaşana kadar poponuza birkaç kez cimcik yiyebilir, hoş bir kıza “clark” çekerken az sonra onun başka bir kızla dudak dudağa, yada sırım gibi delikanlıların “bıyıkbıyığa” öpüşmesine şahit olabilirsiniz.
Şu meşhur plajları görelim istedik. Turizmciyiz ya, maydonozluk ruhumuzda. İş icabı yani. Efendice bir kıza sorduk. Tarifine göre atladık bir taksiye, yolculuk adanın öte yanı. Yüklüce bir giriş parasından sonra içerideyiz. Upss.. O ne? Çıplaklar kampı. İki dakika şoktan sonrası düşündük; dışarı çıksak paralar yanacak, e günah! Bir yerde memleketin parası. Mecbur! girdik soyunma kabinine. Slip’im var yanımda. Giysem “haşema” muamelesi görecek ve daha da dikkat çekecek. Zaten yasak. Ne halt yemeye geldik buraya diye düşünürken vakit geçmiş. Dışarı çıktım ki, bizim bütün çocuklar frikik atışında kaleye “baraj” yapan futbolcu misali. Arkayı da duvara yaslamışlar, neme lazım sakata gelmesinler... Bir adım öne çıkmak yok.
-Eee baylar.
Burada mı duracağız akşama kadar?
-Yok yaa seni bekliyorduk..
-Yürüyün o zaman.
Erdal, bir el önde diğeri arkada direkt denize koştu. Biz de attık kendimizi hemen önümüzdeki beton platforma. Tabi herkes yüzüstü. 5dk sonra ilk heyecan geçti. Bendeniz Avusturya gölleri, Fin hamamı tecrübeliyim. Yani “olay”ı büyütmenin alemi yok!. Arkamız deniz zaten. Ancak bizim Hilmi organik “HiLTi” sanki. (kendisi o günden beri böyle anılır) Kuma geçse, hem çevreye zarar vermeyecek hem de deniz kaplumbağalarına kolaylık sağlayacak. Erdal, 5 saat oldu, hala denizde. Yüzmüyor da.. Bizden hamburger ve cola istiyor beyefendi. Denize servis hem de!. En derin ve entel arkadaşımız Tolga’nın günlük felsefi konuşması bile meyvelerden öte değil. Bamya, çalı fasulyesi, hıyar, karpuz, armut, şeftali... Müzik başladı, yaşasın.. Nihayet beach-party başlıyor, shut’lar dağıtılıyor. Önce bi dans edenleri uzaktan izleyelim... de. O ne yaaa.. löppür löppür. Bazen senkronize de değil. Vazgeçtik.. Uzaktan izleyeceğiz. Ne yani ritme uyumlu çarşamba-perşembe mi yapcaz? Koli bandı da yok.
Biraz Yunan kızlarından bahsetmek istiyorum. Çünkü herbiri birbirinden farklı. Fabrikasyon yok. Marka takıntısı pek yok. Seksapelleri üst seviyede. Göğüs, ayakkabı ve etek dekoltesi “çatal”ı gösterecek kadar. Etekler dar, boyu diz üstünden sadece 4 parmak. Ayaktan fırlayacakmış gibi duran tahta, yüksek ökçeli, bileksiz ayakkabılar moda. Hiçbir açık ayakkabıdan, ayak parmakları taşmıyor. Sivri burun “ucube” ayakkabılardan hemen hiç yok. Buluzlarda “aç” duygusu veren fermuar, dar pantolonlar da “parçala” duygusu veren yırtık. Eteklerdeki aksesuarlar şimdilik bana kalsın. Saçlar fönlü. Oturuş ve başlar dik. Omuzlar arkada. Adımlar güvenli. Yüzlerde doğal gülümseme. Biri bana bakıyor mu, acaba nasıl gözüküyorum? tedirginliği yok. Makyajlar mat, sade. Ayak topukları belli belirsiz ve yumuşak. Manikür-pedikür tam. Ancak aynı kızlar 35 ten sonra enine gidiyor.
İşin ilginç tarafı Yunan erkekleri hala sarışın, mavigözlü İskandinav kızları cenaplarında. Geleceği gördüklerinden mi? Yoksa komşudaki “kaz” durumları mı? Bilemem. (acaba ben de mi öyle düşünüyorum?)
Yunan erkekleri nasıl mı? E Onu da Tuğçe Kazaz’a, Deniz Akkaya’ya sormak lazım. Bana kalırsa uzun sol serçe parmak tırnakları ile sürekli burunlarını karıştıran, tipsiz, sulu ve giyinmesini bilmezler. (ohhh rahatladım! Ama Yorgo-Yunan konsolosluğunda ki yetkili- artık bana ömür boyu vize vermez J)
Klasik yemeklerine geçelim; mezedes, dolmades, keftedes, homous, tzatziki, spanakopita, tarama, mousakka, loukoumades... Yabancı gelmedi değil mi? Şimdi de az tanıdıklara bakalım. Psarosupa (Deniz Mahsulleri Çorbası), Skordalia (Sarımsaklı Patates Ezmesi), Taramosalata (Tarama), Melitzanosalata Me Feta (Feta Peynirli Patlıcan Salatası), Lavraki Ladolemono (Hardallı Marine Edilmiş Levrek), Kefalotiri Sharas (Izgara Kefalotiri Peyniri), Midia Sahanaki (Sahanda Midye), Kalamaraki Gemisto Me Tiryia (Izgara Peynirli Kalamar Dolması), Htapodi Sharas (Ahtapot Izgara), Garides Ala Krem Me Manitaria (Özel Kremalı Sos ile Pişirilmiş Karides), Kefteri Piperya Me Elies (Izgara Yeşil Biber Üzerine Kalamata Zeytini)
129 € dan başlayan Ege Adaları turu için tıklayınız..
YUNAN ADALARI ŞEHiR BiLGiLERi
PiRE
(Atina)
Yunanistan’ın Başkenti olan Atina’nın liman şehridir. Buradan Atinaya ulaşım
takribi 45 dakikadır.Atina Batı uygarlığının beşiği olarak kabul edilir. Ulusal
Arkeoloji müzesinde Atina’nın Altın Çağına ait örnekleri görmek mümkündür. M.Ö
5.yüzyılın ortalarında Perikles’in Atinalıları ikna etmesi üzerine üç farklı
tapınak ve bir anıtsal kapı olarak inşa edilmiş olan Akropolis harabelerini
Atina’ya gidip de görmemek olmaz. Ayrıca ünlü taverna semti Plaka’yı ziyaret
etmeyi unutmayın .
SANTORiNi
Diğer adalara oranla daha küçük bir Ada olan Santorini, gerçekten de muhteşem
manzaralara sahip bir coğrafyadır. Ege Adaları’nın içinde en haraketli adadır.
Yıl boyu bir milyonun üzerinde turisti ağırlamaktadır. Santorini Krateri’nin
eşsiz gün batımı manzarasını seyretmek için her yaz Avustralya gibi uzak
ülkelerden bile gelenler vardır.
3500 yıl öncesinde adada bulunan volkan büyük bir sarsıntıyla patlamış ve bu
şiddetin sonucunda Ada’nın ortası sular altına gömülmüş ve bu günkü hilal
şeklini almıştır. Bazı arkeologlar Kayıp Şehir Atlantis’in burası olabileceğini
düşünür. Bu nedenlerle katılaşmış tüflerin altında binlerce yıl çok iyi
korunagelmiş arkeolojik kalıntılarıyla Santorini’nin dünya’da eşi benzeri yoktur
ve bu özellikleriyle ülke turizmine hatırı sayılır bir katkıda bulunmaktadır.
Tüm Kiklad Adaları gibi Santorini de bir dönem Türk hakimiyetinde kalmıştır.
Gece eğlencesi için The Town Club, Koo Club, Kira Thira ve Enigma adlı
dört disko tavsiyelerimizdendir.. Geleneksel Yunan Tavernası içinse yine aynı
sıradaki Bar 33.
MiKONOS
Mikonos en çok ziyaret edilen ve en kaliteli Yunan adalarından birisidir. Tüm
Ege Denizi’ndeki en hareketli gece hayatı yaz sezonu boyunca burada yaşanır.
Mykonos, çılgın yaşantısı ve her türlü cinsel tercihe olan toleranslı
yaklaşımıyla da ünlüdür. Çılgın, uçuk-kaçık eğlenceler sınır tanımaz ve sabaha
kadar sürer. Ada bu gün dünyaca ünlü bir gay cenneti olduğundan özel gay
barları, club ve diskolarının sayısı oldukça fazladır. Ancak bu Mykonos’ta
sadece gay nüfus olduğu anlamına gelmez. Ada her yaz sezonunda farklı
coğrafyalar ve farklı cinsel tercihlerden yüzbinlerce kişiyle dolup taşmaktadır.
Ada’nın asıl müdavimlerini ise dünya jet sosyetesi oluşturur. Mikonos,
duvarlarından rengarenk begonviller sarkan bembeyaz badanalı evleri ve rıhtımda
yan yana sıralanmış yeldeğirmenleri ile herkesi büyülemektedir. 85 kilometrekare
yüzölçümü ile küçük bir ada olan Mikonos 5,500 kişilik nüfusa sahiptir. Ada
1453’ten 1832’ye kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Mikonosun başşehri,
büyük yolcu gemilerinin de yanaştığı bir liman şehri olan, Hora Kasabasıdır.
Dünyanın en ünlü markaların mağazaları Hora’da yoğundur. Ayrıca keten ve dantel
perdeler Mikonos’ta en çok satılan eşyalardandır. Kuyumcularda eski Bizans
takılarının kopyalarını, galerilerde ise müzelerdeki antik objelerin kopyalarını
bulabilirsiniz. Halı meraklıları için de Antik Yunan Desen’i motifli halılar
ilginç olabilir. Bu ünlü adanın disco ve barlarında çılgın ve sınırsız
eğlenceler sabaha kadar sürer. Mykonos gibi küçük bir adada sayıları onbeşi
bulan plajlar buranın bir tatil adası olduğunun göstergesidir. Mykonos limanına
en yakın olanları Malalianos ve kalabalık Tourlos plajları en
popüler olanlarıdır. Super Paradise plajı ise bir çıplaklar kampıdır.
Meydanda bir köşede duran ve Mykonoslu’lara hüzünlü bir geçmişi hatırlatan içi
doldurulmuş Pelikan Petros’un ise ilginç bir hikayesi var; Pelikan Petros 1950
kışındaki büyük fırtınada Ada’ya zorunlu iniş (düşüş) yapar. Ada’lılar kuşu
bağırlarına basar. Çünkü Pelikan’ın gelişiyle beraber Ada’nın kaderi sakin bir
balıkçı köyü olmaktan, dünyanın en ünlü eğlence merkezlerinden biri olmaya doğru
bir değişim yaşamaya başlar. Ancak 1985’te Pelikan Petros bir arabanın altında
kalarak can verir. Bu gün Ada’nın sokaklarında serbestçe dolaşan, Petros’un
yerine getirilen 2.Petros’tur. Geleneksel Yunan yemekleri yapan El Greco in
Plateia Tria Pigadia adlı restaurant Ada’nın en eskilerindendir. Not:
Mikonos esnafı alışverişte yurdumun en kurnaz geçinen esnafını bile suya götürüp
susuz getirir. Bu yüzden sıkı pazarlık şart...
RODOS
Diğer on iki adanın yönetim merkezi olan Rodos, çevresini saran kumsalları,
yürüyüş yolları ve canlı gece hayatı ile ziyaret edenleri büyülemektedir. 400
yıl boyunca Osmanlı yönetimi altında kalan bu adada halen 2,000 civarında Türk
yaşamaktadır. Rodos adası Unesco tarafından kültürel miras kapsamında koruma
altına alınmıştır. Adada 1519 yılına kadar yaşayan St Jean Şövalyelerinin
izlerini her yerde görmek mümkündür. Arkeoloji Müzesini ve Bizans Müzesini
gezmenizi tavsiye ederiz. Rodos’ta gece hayatı ve eğlencesi de çok ünlüdür.
Özellikle Casino’larda şansınızı deneyebilirsiniz. Meşhur Rodos Kalamar
dolmasını tatmada dönmeyin. Alexis Taverna tercih edeceğiniz yer
olacaktır. Zengin balık tabaklarıyla servis edilen sebzeler, restorantın kendi
bahçesinin ürünleri. Restorantın müşteri defterinde Winston Churchill ve
Jackie Kennedy gibi isimler de var. Palace of the Grand Masters
adlı mekanda ki ışık ve ses gösterisi seyretmeye değerdir. Nelly Dimoglou
adlı mekan geleneksel Yunan Gecesi eğlencesi için idealdir. Geleneksel
kostümleri içindeki genç kızlar ve erkekler, Yunanistan'ın çeşitli bölgelerine
has halk oyunlarını sergilerler. Ayrıca
Taverna Kostas:
Pythagora 62 numaralı adresteki tavernanın musakka ve Yunan salatası harika. To
Limanaki: 30 yıldır aynı adresteki lokanta balık, yunan yemekleri ve şarapları
sunuluyor. Karpathos: Dimitrios Fisherman's Taverna: Finiki'deki bu
taverna da nefis balık ve uzo denemeye değer. Kreta (Girit): Burada
seçenekleriniz çok fazla. Size birkaç isim daha öneriyoruz. Hepsinde de balık,
meze ve Yunan yemekleri harika. Galaxy, Kalamaki, Mylos ve Panorama. Eski
kentin dışında adada en çok ziyaret edilen yer ise Lindos. Eski kente 47
kilometre mesafedeki Lindos günü birlik ziyaret olarak ideal.. Bu nedenle
Lindos'a akşamüstü gitmenizi ve geceyi burada geçirmenizi öneririm. Beyaza
boyanmış evleri, küçük lokantaları, taş döşeli dar sokakları ve pırıl pırıl
deniziyle Lindos son derece keyifli bir yer. Lindos'un Pefki plajı,
kumsalı ve turkuaz deniziyle insanı içine çekiyor.
GiRiT
Yunanistan’ın ikinci en büyük ve
Akdeniz’in beşinci büyük adasıdır. Dünyaca tanınmış bir turizm merkezi olan bu
adada Knossos, Faistos ve Gortis’de ki arkeolojik kalıntılar görülmeye
değerdir. Uzun yıllar Venedik Cumhuriyeti’nin yönetiminde kalan bu adada İtalyan
mimarisinin pek çok örneğine rastlanmaktadır. Hania, Heraklion ve Retimnon
en önemli şehirleridir. Adada zeytincilik özellikle gelişmiş olduğundan
Zeytinyağı ve sabun gibi ürünlerini satın alabilirsiniz.
MiDiLLi
(Lesvos)
Yunanlılar ve tüm dünya tarafından, Lesvos olarak anılan bu ada ismini ünlü
kadın şair Sapho’dan almaktadır. Bazı çevrelerce lezbien adası olarak da anılır.
Midilli ismi de mitolojik kahraman Makaros’un güzel kızı Mitillini’den dolayı
verilmiştir. Girit ve Eğriboz’dan sonra Yunanistan’ın 3.en büyük adasıdır.
Dünyaca meşhur Türk denizcisi Barbaros Hayrettin Paşa bu adada dünyaya
gelmiştir. Suyunun güzelliğinden dolayı Yunanistan’ın en önemli ouzo (yunan
rakısı) üretim merkezidir. Adanın doğu kesimi zeytinlik ve çamlıktır. Ancak batı
kesimi nispeten çoraktır. Arkeolojik Müzede Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma ve
Ortaçağa ait mimari kalıntıları görebilirsiniz.
SAMOS
(Sisam)
Türkiye’ye en yakın Yunan Adasıdır. Pisagor’un doğduğu bu ada, ormanlarla kaplı
yemyeşil görüntüsü ve billur gibi denize sahip beyaz kumsalları ile sizi
kendisine hayran bırakacaktır. Ada halkı balıkçılık ve Şarapçılıkla geçimini
sağlamaktadır. Burada çok güzel şaraplar (Muscat-misket) tadabilir ve muhteşem
balık ziyafeti yapabilirsiniz. Adını matematikteki “Pisagor Üçgeni”nden
bildiğimiz antik çağın önemli filozof, matematikçi ve müzisyeni Pisagor,
Samos’lu idi. Bu gün bütün hediyelik eşyacılarında satılan ‘Pisagor Bardağına’
içindeki çizgiyi aşacak miktarda sıvı koyduğunuz anda özel bir sistem sayesinde
tüm sıvı bardaktan boşalıyor. Söylenene göre bardak Pisagor tarafından herkesin
eşit miktarda şarap içmesi için icat edilmişti.
KOS
(Kios)
Dodekanes Adalar grubunun Rodos'tan sonra ikinci büyük adasıdır. İnsan
iyileştirmenin büyücülük ile değil, eğitim, deneme ve deneyim ile olabileceğini
ilk kez söyleyen modern tıbbın kurucusu Hipokratın doğduğu ve yaşadığı yerdir.
Burada geleneksel Yunan gecelerinden, kabare şovlarına, sakin müzik yapan
barlardan, tekno çalan diskolara kadar her şeyi bulabilirsiniz. Akri
Koundourioti'deki eski bir Türk hamamını mekan olarak seçmiş Hammam Bar hem
yemek yiyebileceğiniz, hem de eğlenebileceğiniz bir mekan. En popüler turistik
plaj, Kos Kasabası'nın 30km. güneyindeki Kardamena'dır.
Bazı fotoğraflar
için tıklayınız
Sevgilerimle