PATAGONYA (Arjantin-Şili)
Rota şöyle;
PATAGONYA (Yani Şili ve Arjantin'in güneyi) Şehirler; Buenos
Aires, Punta Arenas-Macellan Boğazı, El Calafate-Buzullar ve dünyanın sonu diye
adlandırılan Ushuaia, Santiago, BOLiVYA (La Paz, Titicaca Gölü),
PERU (Lima, Cuzco, Machu Picchu), EKVADOR (Quito), VENEZUELA
(Caracas). Koştur-koştur 20 Gün. 
Öncelikle Güney Amerikaya gideceklere kısa tüyolar.
ABD'nin arka bahçesinde tabii ki Dolar hakim. Yanınızda çok sayıda 1 dolarlıklar bulundurun. Göreceksiniz, heryerde lazım olacak.
Buralardan oralara büyük paralar götürmeyin. Bildiğiniz Bankamatik kartınızı götürün. Hem ihtiyacınız kadar para çekersiniz, hem TL'yi dolara, doları da yerel paraya çevirirken pariteden kaybetmezsiniz, hem de döviz bürolarında ki komisyondan kurtulursunuz. Yeterki hesabınızda paranız olsun.
Emin olmadığınız yerlerde kredi kartı kullanmayın. Çift çekilebilir veya kopyalanabilir.
Türk olduğunuzu söylediğinizde sizi arap zannedecekler. Çünkü G.Amerikalılar için Turco yani Türk, Osmanlı dağılırken savaştan kaçıp buralara yerleşen araplardır.
Takı takmayın, kapalı su için, zoom'lu kamera bulundurun, topuklu ayakkabıyı unutun, cüzdanı, cep telefonunu sağlama alın. Geceleri en az 4 kişilik gruplar halinde dışarı çıkın. Çok tehlikeli olmasa da kötü niyetlileri kaşımaya gerek yok.
Amazon bölgesine gidecekler mutlaka sarı humma aşısı yaptırsın. Yükseklik hapı bulundurun.
Yemek konusunda ise probleminiz olmayacaktır. Damak tadı aynı.
Üşümemenin en pratik yolu 3 t-shirt'ü üst-üste giymektir. Sizi kazak yükünden de kurtarır.
Patagonya'dan başlayalım. İlk adım ARJANTiN
BUENOS AiRES
İlk dikkatimi çeken, caddede uyuyan sokak çocukları. Hikayeleri
hazin. Bir çoğu, halkı koyu katolik olan ülkenin fahişelerinin çocukları.
Nedense tüm dünyada bu kesim dine daha bir sarılır. Dine göre doğum kontrolü
yasak. Hesap kaçtımı çocuk geliyor. Tabi hemen sokağa. Nasıl mı geçiniyorlar?
Tabii ki çalarak. Taktikleri, gözüne kestirdikleri kurbanlarına 15-20 çocuk
piranha’lar gibi saldırıp, resmen donuna kadar soymaları. Geçtiğimiz senelerde
bir ay içerisinde 2000’in üzerinde sokak çocuğu başlarından susturucu ile
vurulmuş olarak bulundu. İpin öbür ucundan ülkenin istihbarat teşkilatı çıktı.
Örtbas edildi. Ama bir de çocukları faşist Agusto
Pinoshet döneminde kaybolan (30.000 kişi) Mayıs anneleri var ki,
başlarında matemi temsil eden beyaz başörtüsü, her gün Plazo Mayo’da (mayıs
meydanı) ellerinde resimler meydanı turluyorlar. Turluyorlar, çünkü
Pinoshet
zamanında bırakın konuşmayı, 2 kişinin yanyana durması bile yasak.
Hayat Flamingo caddesinde. Lüks mağazalar, şık restaurantlar, cafe’ler,
yan sokaklarda eğlence mekanları, striptiz show’lar v.s. Her ülkede bu
v.s’leri (vesaire) merak ederim. Ör.Piyasa Paris’de 150€, Viyana 150€, Amsterdam
50€, Bükreş 50€, Yalta 100USD, Moskova 50USD, Münih 30€. Buenas Aires 100 Pezo
yani 30USD. Yazmıştım. İlk tecrübem, böyle bir mekanda ve dayakla sonuçlanmıştı.
http://www.cempolatoglu.com/maksatmuhabbet/ilk%20tecrubem.htm
tıklayın.
Flamingo caddesinde işte bu tür eğlence yerlerinin el ilanları dağıtılır.
Kadının biri dikkatimi çekti, el ilanını sadece kadınlara veriyor. Yaklaştım.
Uzattım elimi. Fışşşt. Bir hamle daha. Fışşşt. Haydaaa. Niye
vermiyorsun abla? Bu sana göre değil dedi... Nassı yani? Bu
Kadınlar için genelev. Hadi yaaa. Kaç para ki? 500 Pezo.. Adalet mi
şimdi bu? Nerde kadın erkek eşitliği? Ben o paraya 5 tane... töbe tööbe...
Arjantine gelip de Tango seyretmemek olmaz. Peki nerede? 1) Tortone Cafe’de. Tabi rezervasyon yapmadı iseniz yaklaşık 2 saatlik kuyruk sizi bekliyor 2) Maradona’nın mahallesinde La Boca. Evler teneke. Ama rengarenk grafiti ile süslenmiş. Mahalle bizim sulukulenin latin versiyonu. Bizde kapı gıcırtısına oynayanların keman versiyonu. Herkes sokakta Tango yapıyor. Kimi zevk için kimi de mendil açıp para kazanmak için. Ünlü Boca Juniors klübü de bu mahallenin. Stadlarında şu cümle yazıyor. La Republica de “Boca Juniors”. Renkleri ise sarı-lacivert.
Ülke detayları yazılarımın hep en altındadır. Ancak gözüme çarpan ufak detaylar şunlardı;
Hiç bir yerde Türk Malı göremedim. Artık uzaklık bahane olmamalı. Hollandalısı, Dubailisi hatta İran’ı bu ülkeye mal satıyorsa nerde bizim Ülkerler, Şişecamlar, Vesteller? Oysa ben onları Yemen’den Fas’a, G.Afrika’dan Vietnam’a birçok yerde görmüştüm.
Ortega transferi ile Arjantinde tanınan Fenerbahçe, Roberto Carlos transferinden sonra Latin dünyasının gözdesi.
Damak zevkleri aynı. Ancak eğer Arjantin Biftek ısmarlarda iyi pişmiş demezseniz, yumruk kalınlığında dışı pişmiş görünen bifteğe çatalınızı batırdığınızda 4 tane delikten petrol gibi kan fışkırır.
Otobüslerde tekerlekleri şişirmek için direkt kompresörden bir boru tekere giriyor. Gerektiğinde şişiriyorsunuz. Benzinciye gitmek yok.
İspanyolca biliyorum. Ben tek başıma giderim deseniz zor.... Telafuz çok ama çok farklı.
Arjantin’in adı Latince ‘’Argentum’’ (gümüş) kelimesinden. Bu nedenle rehber hemen sizi bir Gümüşçü dükkanına sokuyor. Takıyla işim olmaz. Dışarıda bekledim. En son Haluk bey geldi. Elinde paketler. Bak Cem dedi. 1 alana 1 bedava promosyonu var, aynısından 6 tane aldım. 3‘ü bedavaya geldi. Abi, Umarım hepsi ayrı ayrı kadınlara değildir. Niyekine? Anlatayım. Bir senesi bu dükkandan yahudi bir arkadaşım aynı promosyondan gümüş takı aldı. Eee? Birini karısına birini de sevgilisine hediye etti. Ne var bunda? Akmerkez “S” cafede kahvesini yudumlayan karısı, karşısındaki kadında aynı kolyeyi görünce.... H.stiiiir. Yaaa. Senin olasılık daha çok. Sen ver bunları geri..
EL CALAFATE
Arjantin’in güneyinde buzulların olduğu küçük bir şehir. Pelito
Morenos en önemli buzulu. Sanırım resimlere bakınca sizlerde
büyülenmişsinizdir. Dağlardan kopup geliyor bu karlar ve bir noktada sıkışıyor.
Üstüste birikince de metrelerce yükseklikte buzullar oluşuyor. El Calafate’nin
bir özelliği de Lama benzeri Guanaku hayvanlarının ve yaban tavşanlarının
dağlarda özgürce dolaşması. Et okadar bol ve ucuz ki. Avlayan yok.
USHUAiA
İşte bu şehir dünyanın en son yerleşim bölgesi. Las tierras del
Fuego yani dumanlı toprakların da başkenti. Şili And dağlarını dumanlı
görünce Macellan koymuş bu adı. Peki ne var görelim. Bir şehir gezisi
yapalım dedik. Rehber aldı bizi ormana götürdü. Ha bitti ha bitecek, 4 saat
orman gezdirdi. Topu topu 2 türlü ağaç var, tüm seceresini anlattı ormanın.
Şimdi İstanbul’dayım. Bekliyorum. İlk gördüğüm Arjantinliyi Belgrad Ormanına
götürüp 4 saat dolaştıracağım.
Patagonya’da ki 2. durak ŞiLi.
PUNTO ARENAS
Ushuaia’dan otobüsle 12 saat’te geldik. Tabi Macellan boğazı’nı
geçerek. Adına kanmayın, bizim Çanakkale boğazından hallice. Punto Arenas küçük
ama şirin bir Şili kasabası. En enteresan yeri Mezarlığı. Her aile mezarlıkta
aldığı arsaya mezarlık-ev yapıyor. Sonra yüzyıllarca tüm sülaleyi öldükçe
üstüste, kutu kutu gömüyorlar.
SANTiAGO
5 Milyonluk başkent hakkında yazacak pek bir şey bulamadım. Santa
Lucia tepesi, Şehrin merkez meydanındaki (Plaza de Armas) Katedral,
şehrin en eski kilisesi olan San Francisco Kilisesi, başkanlık sarayı
La Moneda önemli yapılarından.
Resimler için tıklayınız
http://picasaweb.google.com/baracudacem/PATAGONYA
Videolar
için tıklayınız:
Tango 1 /
Tango 2 /
Buzullar /
gel vatandaş gel-şili
Arjantin:
Başkent: Buenos Aires, Federal Cumhuriyet, Devlet Başkanı bir kadın. İsmi
Cristina Fernândez.
Yüzölçümü:
2.766.890 km² Nüfus: 40 Milyon. Bağımsızlık. İspanyadan 9 Temmuz 1816,
Portekizlilerden 1821. Para birimi: Arjantin Pezosu.
Şili: Demokratik Cumhuriyet, Başkan: Michelle Bachelet. Bağımsızlık:25 Nisan 1844 Yüzölçümü: 756,950km2 Nüfus: 16 Milyon, Para Birimi Şili Peso’su. GSMH: 12.000
BOLiVYA
- PERU 
BOLiVYA (La Paz, Titicaca Gölü), PERU (Lima, Cuzco, Machu Pichu)
La
Paz;
Bolivya’da il durak başkent La Paz. Dünyanın en yüksek başkenti. Tam 3700m
yükseklikte. Bırakın yürümeyi, nefes almakta zorluk çekiyoruz. Sigara içenler
şanslı. Onların daha az oksijene ihtiyacı var. Haraketlerimiz ay’da yürür gibi
ağır. Burundan derin nefes alıp ağızdan veriyoruz. Rehberimize ilk sorum; Biz
parmağımızı kaldıramazken, bu adamlar bunca çocuğu nerede ve nasıl yaptılar?
Cevap tek kelime; “Coca”. Kokain yani? Asla. Coca bu. Bitki.
İyi de bu Kokainin öz maddesi değil mi? Ona bakarsan CocaCola’ın da öz
maddesi bu. Peki, nerden buluruz? Bakkaldan... Hı ????!! Evet,
Bakkaldan.
Aldık bi paket. Nasıl kullanılıyor?; Yaprağın ortadaki damarı acı. Onu çıkartıp çiğniyorsun. Yaprağın suyu çıkıyor. Emiyorsun. Bu şekilde kullanmayanlar için hazır coca çayları var, onu içebiliyorlar. Bir de benzeri bir bitki; “Mate”. Onun da sadece çayı makbul. Peki işe yarıyor mu? Yarıyor valla. Hani parmağının kalkmasını bırak, ................... 290-260-390 pazarcı kadınlar bile adamın gözüne seksi geliyor. Bknz. Resimler http://picasaweb.google.com/baracudacem/BOLiVYAPERU
Bolivya sokakları dünyadaki en renkli sokaklar. Giysiler Anadolu’dan da renkli. Kadınların kafalarında, ters takılmış düdüklü tencere benzeri şapkalar var. Bu kültür İspanyollardan kalma. İspanyol işgali sırasında sadece asil İspanyol kadınlarının şapka giyme izinleri varmış. İspanyollar gittikten sonra kendini İspanyol kadını ile özleştiren Bolivyalı, ilk iş olarak şapkayı taklit etmiş. Ama sanki biraz kafalarına küçük gibi durmuş. Şapka içinde kalan küçük hazneye saçlarını topuz yaparak toka ile sıkıştırıyorlar. Sokaklarda, pazarlarda ve dükkanlarda hep kadın satıcılar var. La Paz erkekleri sokaklarda pek gözükmüyor. Anlamadım. Ya çok tembeller yada çocuk yapmak için evde yatarak enerji topluyorlar. Kadınları çok gururlu. Nasıl mı anladım? Önce pazarda Mantar satan bir kadının fotoğrafını çekmek için izin istedim. İzin yok. E bi fotoğraf çekemeyeceksek niye geldik ki buraya? Bastım deklanşöre, aynı anda 5-10 tane mantar kafamda patladı. Bir sonraki sırtımda patlayan sebze; domates. Bu durumda karpuzcu kadının önünden dahi geçmedim. Aklıma padişahın sarayının önünde patlıcan satan seyyar satıcı geldi. Gürültüden rahatsız olan padişahın muhafızları, her bir patlıcanı adamda “muhafaza!” ettikçe satıcı gülüyormuş. Nedenini sormuşlar. “Bekleyin, arkadan karpuzcu geliyor” demiş. Dükkanlarda kurutulmuş Lama Cenini satanlara rastladım. Sordum. Büyü içinmiş. Nerede yakıp, külünü toprağa gömersen oranın bereketi artarmış.
Ülkede temizlik işçileri ve ayakkabı boyacıları yüzlerini o sıcakta kar maskesi ile kapatıyorlar. Nedeni bu işleri aşağılayıcı iş olarak nitelendirmeleri ve tanınmak istememeleri. Dolmuş sistemi aynen bizdeki gibi. Emlak vergi sistemi de bizdeki gibi olmalı. Çünkü bir evden emlak vergisi ancak boyası, badanası herşeyi bittikten sonra alınabiliyor. Bu durumda hiçbir ev, hatta villa bile bitmiyor.
Nüfüs’un %60’ı yerli, %30’u melez, %10’u ispanyol asıllı. Yerli halkdan ne birtane beyaz saçlı, ne de bir kel gördüm. Sırrı nedir bilinmez. Özellikle kadınların ömürleri çok uzun.. Rahmetli babam “karının iyisi 6 ay yaşar” derdi. Buraya uymaz. Çünkü ortalama kadın yaşamı 100 sene.
Titicaca Gölü;
Bu da dünyanın en yüksek gölü. Denizden 3.810m. Bayağı da büyük. 194 km uzunluk
ve 65 km genişlik. Eski uygarlıklardan Aymara dilinde Titi "büyük
kedi-puma", Kak ise "kaya” Quechua dilinde ise kurşun rengi kaya. Göldeki
saz topakları (tatora) zamanla birleşerek yüzen adacıklar haline gelmiş.
Düşmanlarından kaçan bazı medeniyetler bu yüzen adacıklarda köyler yapıp
yaşamışlar. Düşman geliyo. Hooop çek kürekleri. Komşuyu sevmedim. Hadi öteye.
Biraz turistik de olsa, halen ada üzerinde yaşam var. Turistik eşya ve ev
erkeklerinin ördüğü şapka, eldiven, kazak satarak geçiniyorlar. Gölün
birde köpeklerden büyük 6 kişiyi doyuran kurbağaları ve uçamayan ama suyun
üzerinde koşan titicaca dalgıcı isimli minik kanatlı kuşları meşhur.
PERU
Cuzco-Machi Picchu
Çocukluğumdan beri hayalim Machi Picchu’ya çıkmak, İnka uygarlığının
kalıntılarını yerinde görmekti. Allah bugüne nasip etti. Şehir, İnka'lı bir
hükümdar Pachacutec Yupanqui tarafından 1450 yıllarında Yaşlı Zirve (Quechua
dilinde: Machu Picchu) denen dağın eteklerinde inşa ettirilmiş. Machi Pichu’ya
en yakın konaklama Cuzco’da. Şehir çok küçük olmasına rağmen oldukça hareketli
gece yaşantısına sahip. Tabi nedeni şehre ziyarete gelen yabancılar. Ertesi gün
yolculuk sabahın 5’inde. Cusco şehrinden Aguas Calientes köyüne trenle
gidiyoruz. Bu köyden sonra 8 km lik bir otobüs yolculuğu yapılıyor. Machu Picchu
200 den fazla merdiven sistemiyle birbirine bağlı olan taş yapıdan oluşuyor.
Şehrin 3000 basamağı bu gün hala iyi durumda.
LiMA
Güney Amerikanın en modern şehirlerinden biri. Şehrin tam orta yerinden
denize girmek mümkün. Şehrin gece hayatı kıvrak Peru müziği ile birleşince
tadına doyulmuyor.
Videolar için tıklayınız: La Paz Dolmuşlar / Machi Picchu 1 / Machi Picchu 2
Ülke
Bilgileri;
BOLiVYA:
Bolivya, para birimi Peso olan, Ernesto Che Guevara'nın Devrim
hazırlığındayken Bolivya askerleri tarafından yakalanıp öldürüldüğü Güney
Amerika ülkesidir. Başkent; La Paz. İspanyol Sömürgeciliği döneminde Yukarı Peru
olarak adlandırılan bu bölgeye daha sonra Güney Amerika'yı İspanyol
boyunduruğundan kurtaran Simon Bolivar'ın anısına Bolivya (Bolivar'ın ülkesi)
ismi verilmiştir. Başkent; Sucre (anayasal) La Paz (idari). Resmi
dil(ler) İspanyolca, Quechua, Aymara. Hükümet, Cumhuriyetle idare edilir,
Başkan; Eva Morales Bağımsızlık; İspanya'dan 6 Ağustos 1825 Yüzölçümü; Toplam
1.098,581 km² Nüfus: 2007 yılında 9,119,152. Para birimi: Boliviano
PERU: Kuzeyde Ekvador ve Kolombiya, doğuda Brezilya, güneydoğuda Bolivya, güneyde Şili ve batıda Büyük Okyanus. Başkent; Lima Resmi dil; İspanyolca, Quechua, Aymara, Devlet: Anayasal cumhuriyet Cumhurbaşkanı:Alan García Pérez, Başbakan:Jorge Del Castillo Bağımsızlık: İspanya'dan 28 Temmuz 1821. Yüzölçümü 1.285.220 km² Nüfüs:27.968.000 Para birimi: Nuevo Sol . Nüfusun yüzde 45'i kızılderili kökenli. Bunlar ağırlıklı olarak Quechua (%40) ve Aymará (%5) konuşan halklara aittir. %40 melez olan halkın, %15 kadarı Avrupa kökenli. İkibuçuk milyon Perulu başta ABD, Avrupa ve Japonya olmak üzere yurtdışında yaşar. Peru bin yıllar boyunca Pre-İnka kültürüne sahip olan bir ülkedir. İlk göç eden yerleşimciler, M.Ö. 20.000 ile 10.000 yıllarına kadar bugünkü Peru'nun olduğu bölgeye gelmişlerdir. M.Ö. 4000 yıllarında tarla kurmaya ve hayvan yetiştirmeye başlarlar. Bugün halen daha ayırt edilebilen en eski kültür, M.Ö. 800 ile M.Ö. 300 yıllarına kadar var olmuş olan Chavín de Huántar 'dır. Titikaka Gölü çevresinde M.Ö. 1. yüzyıldan itbaren M.S. 1000 yılına kadar Tiahuanaco kültürü oluşur. Sahilde, And nehirlerinin sulak alanlarında M.S. ilk binyılda Lambayeque Bölgesi civarında Mochica gibi farklı kültürler oluşur. İnka Krallığı'ndan önce, gelişmiş şehir kültürü olan Chimú'nun başkenti Chanchan'dı. İnka Krallığı 1200 civarında oluşur ve 1532'ye kadar bugünkü Kolombiya, Ekvador, Peru, Bolivya, Arjantin ve Şili'nin büyük kısmına genişler. Peru'nun yüksek platosunda bulunan Cusco şehri İnka Krallığı'nın başkentidir.
İspanyollar 1532'den itibaren bu ülkeyi fethederler ve İspanya Krallığı adına Peru Valiliği'ni kurarlarlar ki bu valilik, zirvesine ulaştığında bugünkü Panama'dan, kıtanın en güney noktasına kadar ulaşmıştır. 1821'de ülke José de San Martín ve Simón Bolívar tarafından kurtarılır ve bağımsızlığını kazanır. Bununla birlikte isyanlar ve iç savaşlar modern bir devletin gelişmesine engel olurlar. Peru 1980'den beri Başkanlık Cumhuriyeti olarak tanımlanmasına rağmen demokratikleşme süreci şu ana kadar çok az sağlam bir yapıya oturur. Bu yüzden uluslararası insan hakları yardım kuruluşları, 2000 yılındaki seçim kampanyasında hatırı sayılır ölçüde düzensizlikler tespit etmiştir. Ülke başta altın ve bakır olmak üzere zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir. Bu madenler uluslararası şirketler tarafından işlenerek ihraç edilir. İlaveten balıkçılık ve tarım önemli bir rol oynar. Şeker kamışının yanında çok miktarda kahve ihraç edilir.Peru'da kayıtdışı ekonomi göze çarpar. illegal ekonominin en önemli öğesi koka ağacıdır. Bu bitkinin yaprakları başta yerli halka zevk ve tamamlayıcı besin olarak hizmet eder. Zira bu bitkinin çiğnenmesi açlık, yorgunluk, soğuk ve yükseklik hastalığı duygularını bastırır. Peru, dünya çapında koka hasatında %30 pay alır (2005) ve % 54 paya sahip Kolombiya'nın arkasında, %16'lık payı olan Bolivya'nın önünde, 2. sırada yer alır. Koka ekiminin yaklaşık %85'i illegal üretimde kullanılır. İllegal ihracattan elde edilen gelir, legal olanı fazlası ile geçer.
EKVADOR - VENEZUELLA
Güney Amerika gezimin son durakları Ekvador ve Venezuella.
EKVADOR;
Ouito;
Başkenti. Gerçek adı; Muy Noble y Muy Leal Ciudad de San Francisco de Quito.
Yani; Çok Asil ve Sadık Quito'nun San Francisco Şehri. Ne hatırlıyorsun
başkentten? İçi altın kaplı bir Manastır (San Francisco) ve La Carolina Meydanı.
Peki niye gittin taa oralara? Anlatayım; Küçücüktüm. Barış Abi (Manço) 7 den
77’ye ile evimizin baştacı. Beni her hafta bir ülkeye götürüyor. Ekvadorda
anlattıklarını dinleyince, bu olayı gözümle görmeden ölmeyeceğime dair o gün
kendime söz verdim.
Başkentten 40 km ötesi. Tam ekvador çizgisinin geçtiği nokta. Müze haline
dönüştürmüşler. Güneş saati 21 Haziran ve 21 Aralık’da hiç gölge yapmıyor. Tam
çizgi üzerinde ayaklı bir lavabo var. İçi su dolu. Altında da kova. Lavabonun
tıpasını açıyor. Foşş.. Su direkt aşağıya akıyor. E ne var bunda?
diyorsunuz. Adam bu sefer ayaklı lavaboyu 1m güneye alıyor. Suyu doldurup tıpayı
açıyor. Su saat yönünün tersine (sola) hortum yaparak aşağıya akıyor... lavaboyu
1m kuzeye alıyor. Suyu doldurup tıpayı açıyor. Su saat yönünde (sağa) hortum
yaparak aşağıya akıyor... Şaşkınız... Bütün bunları 2 metre içerisinde
gözlemliyoruz. Manyetik enerjiyle falan açıklıyorlar ama kafam basmıyor bir
türlü.
Müzenin meydanında ahşap bir heykel var. Buna totem de diyebiliriz. Totemin iki
elinin baş parmakları havaya bakıyor. Anlatıyor rehber. Baş parmaklar güneşten
enerji alır mış da falan filan. Hikaye işte. Dinliyoruz; “Kollarınızı iki
yana açın ve baş parmaklarınızı güneşe doğru kaldırın, gözünüzü kapatın ve
yürüyün” Yürüdük. Şimdi gelin aynı şeyi ekvador çizgisi üzerinde yapın.
Ne var bunda? dedik ama hiçbirimiz bir adım dahi atamadık.. Şaka değil. Sağ
adımımızı atıyoruz sağa, sol adımımızı atıyoruz sola devriliyoruz. 2.adımı asla
atamıyoruz. Şaşkınız...
Son deney bir çiğ yumurta ile. Yumurtayı güneyde kalın tarafına oturtuyoruz
problem yok, kuzeyde deniyoruz problem yok. Çizgide oturmuyor çiğ yumurta. Ama
katı yumurta oturuyor.
Deneyler böyle, bakalım diğer ufak tefek gözlemlere. Ekvador senelerce 4 haneli
enflasyonlarla savaşmış. Bakmışlar işin içinden çıkamıyorlar, paralarını birebir
dolara bağlamışlar. Konuştuğum esnaf, eskiden hergün malıma %5-10 zam yapardım
kendimi korumak için diyor. Hayat pahalılaşmış, ancak daha stabil hale gelmiş.
Ülkede sadece iki mevsim var. Kuru ve nemli. Kuru mevsim; Haziran ile Eylül
arası yaz, Ekim ile Mayıs Arası ise kış mevsimi.
VENEZUELLA
Caracas
Kızlar, kızlaar, kızlaarrr. Hani küçüklükten beri, Machi Picchu’yu yerinde
görmeden ölmicem derdim ya. Ergenlikten beri de şu güzellik yarışmalarını
seyrederim. Hep birinci gelen şu Venezuella’lı kızları yerinde görmeden ölmicem
derdim. İşte fırsat. Oturacağım merkezi bir cafe’ye sabahtan. Akşama kadar
hayran hayran gelen geçen kızlara bakacağım. Ehh artık bi 3 sayfa yazarım
Venezuella’lı kızları. Yediğim içtiğim benim olsun, kızlarını anlatayım; Buyrun
size tek kelime; “VASAT”. Nerden çıkıyor bu güzel kızlar? Çözemedim.
1992 de darbe girişimi yapan ama başaramayan Hugo Chávez 1988
seçimlerinde halkın %56 oyunu alarak iktidara gelmiş. Koyu dindar (katolik) olan
ve müthiş bir hitap yeteneğine sahip olan Chávez, külhanbeyi tavırları, argo
konuşmaları ile bilhassa varoşların taptığı isim. Amerika’ya kafa tutan shovları
onu dünyada da popüler hale getiriyor. Ülke ekonomisi ise her geçen gün kan
kaybediyor. Rakiplerinin, basının ve büyük holdinglerin açıklarını kasasında
tutarak onları sindirmesiyle de ün salan Chávez, açığı olmayıp kendisine karşı
gelenleri de mafya yöntemleriyle sindiriyor.
Caracas’da gece hayatı haraketli. Ancak sadece disco’lar ve gece klüplerinde.
Çünkü gece sokaklar tehlikeli. Bu nedenle taksiye otelin kapısından binip
eğlence mekanına, mekandan binip otele kadar gidilir. Hani hava güzel şööle bir
yürüyeyim. Mümkün değil.
Resimler için tıklayınız
http://picasaweb.google.com/baracudacem/EKVADORVENEZUELLA
EKVADOR
Yüzölçümü;256,370 km². Nüfus;13,228,000. Dili; İspanyolca. Güney Amerika'da
temsili demokrasi ile yönetilen bir cumhuriyettir. Kuzeyinde Kolombiya, doğu ve
güneyinde Peru ve batısında Büyük Okyanus ile komşu. Büyük Okyanus'ta bulunan
Galapagos Adaları da ülkenin sınırları dahilindedir. Adını aldığı ekvatorla ülke
ikiye bölünmüştür. 24 Mayıs 1822'de Mareşal Antonio José de Sucre komutasındaki
Ekvador ordusu,Quito yakınlarındaki Pichincha Savaşı'nda İspanya'yı mağlup
ederek bağımsızlığını elde etmiştir. Güney Amerika'nın ikinci büyük petrol ihraç
eden ülkesidir.
VENEZUELLA
Yüzölçümü; 912,050 km². Nüfus; 26,023,528. Dili; İspanyolca. Para Birimi;
Venezuela Bolívarı Yönetim Federal Cumhuriyet. Başkan Hugo Chávez. Bağımsızlık;
İspanya'dan 5 Temmuz 1811 Yasal adı (İspanyolca) República Bolivariana de
Venezuela olup "Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti" anlamına gelir. İspanya'dan
bağımsızlığını ünlü Simon Bolivar önderliğinde 1821'de kazanmıştır.
Bağımsızlığının ilk yıllarında şimdiki Kolombiya, Panama ile Ekvator'la birlikte
Büyük Kolombiya'nın bir parçasını oluşturan Venezuela, 1830 yılında bu birlikten
ayrılmıştır. 1998 başkanlık seçimlerine yeni kurulan "Beşinci Cumhuriyet
Devinimi" adlı partiyle katılan Chávez, oyların yüzde 56'sını alarak başkan
seçilmiştir. 2002'de ordu ile sivil toplumun bazı öğeleri Chávez'i darbe ile
başkanlıktan düşürmüşler, ancak Chávez halk ve ordu desteği ile 48 saat
içerisinde görevine geri getirilmiştir. Doğal kaynakları: Petrol, doğal gaz,
altın, boksit, diğer mineraller, değerli taşlar. Nüfusun etnik dağılımı:
İspanyol, İtalyan, Portekiz, Arap, Alman, Afrikalı, yerli halk.
Resimlerin orjinallerini talep edebilirsiniz
Bazı istatistiki veriler vikipedia'dan alınmıştır.
Cem Polatoğlu - 0212 212 3030 pbx - 0532 214 6136