Sayın nilgün atar;

Turizmhaberleri.com da çıkan ve Turgön'e mail atılan yazınız üzerine cevap hakkı kullanıyorum.

ŞİMDİ SORARIM SİZLERE !...başlıklı yazınızda
Şimdi TÜRSAB'a vizyon kazandırmak için nabız yoklama toplantıları düzenleyen değerli! turizmcilerimize soruyorum ve verecekleri cevabı çok merak ediyorum:
diyerek kendi aramızda değerlendirme toplantısı yaptığımız 40 senelik duayenlerimize ve şahsıma haddinizi aşarak hakaret etmişsiniz... Sn. atar;  Buyrun cevabınız...

Sizi tanımıyorum. Turizm geçmişiniz, tecrübeniz, vizyonunuz, konulara hakimiyetiniz yazınızdan pek anlaşılamıyor.. Turizm yazarlığı; siyaset, spor ve tetikçi yazarlığından biraz fark gösterir. Bilgi, vizyon, tecrübe, saygı, gezginlik, görgü, dil gerektirir. Cami duvarını hedef alarak "rating" alabilir, ancak kendinizi ve korumakla mükellef olduğunuz kişileri rezil edersiniz.
Öncelikle size özel bir hatırlatma; Türsab'da başkan adaylığı diye birşey yoktur. Yönetim kurulu adaylığı vardır. En çok oy alan 9 kişi yönetime seçilir. Bunlar seçime ayrı gruplardan kişiler olabilir. Yönetime seçilen kişiler başkan seçer. Biz değil. Bilgilerinize...
Ve de bir düzeltme; "Talha Çamaş'la Orlando'da 118 ülkenin katıldığı fuara gittik. Türkiye yoktu" Hayır. Talha Çamaş'la gitmedik. Talha Çamaş zamanında da gittim, daha önce de ve daha sonrada. Sponsorlar dahil tüm Fizibilitesi ise tarafımdan 1997 de çıkartılıp Türsab'a verildi.. Türkiyeturizm.com'a da bildirildi.
Konuya hemen geçeyim; Yazınızda ""Akılsız ve mantıksız bir sigorta sistemi getirildi, kimse bize sormadı" diyen Cem Polatoğlu; sektör için hayati önem taşıyan yasa taslağının tartışıldığı dönemlerde konu ile ilgili kaç yazı yazmıştır?.Veya neler yapmıştır?." demişsiniz.
Burada duralım; Daha kimse sigortayı konuşmaz iken yine aynı yıllarda başta Almanya olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerin sigorta sistemlerini tercüme edip Türsab'da "sigorta komisyonu" nu kuran, Türkiye'de ki tüm sigorta şirketlerini tek tek dolaşan, toplantılar düzenleyen ve ilk sigorta sistemini başlatan kimdi, kimlerdi acaba?... Araştırdınız mı?.. Hayır.. Acaba o toplantıya katılan, Vizyonerler! diye yazıp sonuna kiminle alay ettiğinizi bilmeden ve utanmadan, çekinmeden ünlem işareti koyduğunuz 40 senelik duayenimiz, Türsab'ın herbir noktasında özveri ve engin deneyimi ile çalışan saygın insan İlhan Uçak olabilir mi?, veya "Fena halde yanıldı"ğını söylediğiniz 40 senedir Türsab'ın içinde olan, 2. nesli başarı ile turizme katan, Türsab yönetim kurulu dahil birçok komisyonlarda başarı ve özveri ile görev alan, temiz, mümtaz, değerli insan Cihat Peker olabilir mi? 28 senedir sektörde olan, 4,5 sene bilfiil Türsab BYK'da ve çok daha fazlasını çeşitli komisyonlarda çalışan ben olabilir miyim? Hmm? Yoksa BİRBİRİNİZE HOŞ GÖRÜNMEYE ÇALIŞMAYI BIRAKIN ARTIK! diyen siz mi oradaydınız da o kadar emin konuşuyorsunuz? Tüm bunlar olurken kendisi neredeydi; Patagonya'da mı?.. diyorsunuz. Söyleyin allahaşkına siz Patagonya'nın yerini, orada hangi dil konuşulduğunu dahi biliyor musunuz? Yoksa şimdi, şu anda "google" dan mı araştırıyorsunuz? Yooo eminim biliyordunuz... Bizlerin sigorta için bişi yapmadığımızı bildiğiniz gibi...
Bu arada bilgi için; Sn. Ulusoy döneminde kendi açımdan Türsab'ta bilgi alışverişi için çok çaba gösterdim. Komisyonlara üye olmak için defalarca yazılı başvurularda bulundum. Ama maalesef "muhalif" kabul edildiğimden midir bilinmez hiç bir başvurum kabul görmedi. Size ufak bir anekdot daha; Hani sizin "zzzzzzt" geçtiğiniz önerilerimizi paylaşmak adına randevu aldım. Konu derhal benim "sömestre ve yaz tatilleri bölgelere göre ayrılsın" önerime getirildi.. ve şöyle dendi; " Yaa Cem 2 ay sömestre tatili mi olurmuş".. Buyrun.... Daha sonra TV lerde kendileri (yanlış-yunluş) bunu savundular o ayrı...
İşte turizm bööle bişi Sayın atar,. atıp tutmayla olmuyor bu işler. Bilgi, vizyon, tecrübe, saygı, gezginlik, görgü, dil gerektirir. Yoksa; şekildeki gibi "Dakka 1-Gol 1 " olabilir, maç başlamadan da bitebilir. Aman sakın TURGÖN'ün avantajını kullanıp cevap haklarını kesmeye kalkmayın (ki buna arkadaşım Aydın Yaylacıklar izin vermez), Bende de 7500 mail adresi var... Oradan alırsınız cevabınızı... Büyüklerinize de " belaltı" çalışmayı bırakın. Kralını bilenler çıkar bu işlerin.
Bizim Kayseri'de "YiYEMiYECEĞiN LOKMAYI AĞZINA ATMA" diye bir atasözü vardır. Ama istanbullular bunu biraz değiştirmiştir. Aman dikkat nilgün atar. Biraz dikkat...Bu lokma size büyük...

Şimdilik Sevgilerimle
Cem Polatoğlu