TURiZMDE Ki DÜŞÜŞÜN

SUÇLUSU BULUNDU “KUŞ VE TAVUKLAR

Turizmde ki düşüşün sebebi sadece kuş gribi mi?  Kuş gribi Turizmi sarstı… Doğru. İtalyan Rahibin vurulması, Kırmızı sokaklar, Bombalar, Güneydoğu olayları, AB’ye dayılanmalar, Köpeklerin zehirlenip çöplere atılması da tuz-biber ekti. Bunlar da doğru…

Geçen senenin Türkiye turizmi açısından güzel geçmesi, Avrupalı turistin %90’nını elinde bulunduran TUi-NECKERMAN-TOMASCOOK-GULLIVER-NAZAR v.s. gibi büyük Tur Operatörlerini rahatsız etti. Hemen Eylül ayında İspanya MARBELLA da toplandılar ve ipimizi çektiler. Türkiye’yi ya katalog sayfalarından ya eksilttiler ya da çıkarttılar. Bu da doğru.

Peki, bizim bu gibi durumlar için bir “B” planımız var mı? Söyleyeyim; Bırakın "B"yi, Bizim ne “A” planımız, ne de bir Turizm Master planımız, Turizm Politikamız var.

Biz hala Akdeniz çanağında turizmde ki en fazla KDV’yi ödüyoruz. %18. Peki ya rekabette olduğumuz bu ülkelerde KDV ortalaması ne? %4. Hatta Yavruvatan  Kıbrısta %2. Ne demek bu…? Maça mağlup başlıyoruz demek. Aynı sahada top oynuyoruz ama kurallar bizim takım için “aleyhimize” farklı demek. Hem de kendi koyduğumuz kurallar yüzünden. Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

Biz hala dünyanın en pahalı müze fiyatları ile müşteri kaybediyoruz. British Museum’a ücretsiz, El Prado’ya 3 EURO’ya girilirken, Turist Topkapı’ya bunun 10 katını ödüyor. Artık şehir turlarından müzeler çıkarılıyor. Opsiyonel… Yani seçimli. Anadolu Kültür turları durma noktasında. Varsa-yoksa deniz-kum-güneş ve yığıldık Antalya’ya. Antalya'da 3-4 Sene önce yatak sıkıntısı vardı, şimdi enflasyonu.  Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

Müze biletlerindeki yüksek fiyatları senede 10 Milyon doları bulan “müzelere kaçak giriş”lere bağlayan yetkililer çok. Ama önlem olarak müze girişlerine, bırakın KONTÖR sistemini, Artık Anadolu’da her bakkalda bile var olan kredi kartı POS makinesini bile koyduramadık.  Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

Şu yurtdışı çıkış HAR(A)CI (70 Milyon) bir Republic of Zambia’da bir de bizde var. Bir kalksa; buradan giden (charter) uçaklar dolduğu kadar karşıdan da dolar felsefesi anlaşılacak… Yani İstanbul’dan Ankara’ya tur yaptınız. Eğer otobüsünüz müşteriyi götürüp Ankara’dan boş döner, onları getirmek içinde Ankara’ya boş gidiş yaparsa iki katı otobüs maliyetiniz olur. Zincir uçuşlar (back to back) haricinde uçaklarda da hesap aynen bu. Sen buradan yolcunun gitmesini engellersen, o pahalı uçak parasına yolcu da sana gelmez. Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

Vize azabına dur denilmeyecek mi? Amerika 10, İngiltere 5 senelik vize verirken, 60 yaşındaki adama bile hala “3 günlük tura 3 günlük vize” de neyin nesi? Ne değişiyor 3 günde, 3 ayda ya da 1 yılda adamın hayatında? Paraysa para. Al paranı, ver 3-5 senelik vizeyi.

Türkiye Tanıtımında, Yurtdışı reklam ajanslarına uygulanan Mısır modeli, yani “Artan Turist sayısına paralel ödeme+prim” sistemine ne zaman geçilecek? Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

İç turizm desteklenmeden turizmin gelişmesi zor.

Aynen, iç piyasa tarafından desteklemek zorunda olan tekstil, beyaz eşya sektörü gibi. Bu nedenle tüm dünyada olduğu üzere Sömestre ve Yaz  tatilleri Bölgelere göre ayrılmalı; Sömestre 15 Gün aralığından 45 güne yayılmalı. Keza yaz tatili de. Hatta 1 haftalık “Bahar Bayramı” da olmalı. Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

KAMU KAMPLARI ÖZELLEŞTiRiLMELi. Bu, turizme girecek 200 bin yatak, 30 Milyar USD kaynak ve bu kaynağı kullanacak olan 4 Milyon Kamu çalışanın, iç turizme potansiyel müşteri olması demektir..  Ayrıca Özelleştirmeden dolayı Türkiye’de yatırım yapacak olan büyük tur operatörleri, bırakın Marbella’da “eylül operasyonları” yapmayı, tam tersine kendi yatırımlarını korumak amacı ile "En Büyük Türk Dostu” kesileceklerine eminim. Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

Ortalama, Senede sadece 30 gün kullanılan İkinci konutlar, yani yazlıklar tüm dünyada olduğu gibi AĞIR VERGiLENDiRiLMELi. Sayıları milyonları bulan Yazlıkçılar “Turist” Olmalı. Memleketini tanımalı. Yazlıklar da turizme veya konut açığına katkı olmalı. Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

Turizmin bir dalı olan “KUMAR TURiZMi“ ni yok sayamayız. Hem de en karlısını... Nasıl bir Gemi, Dağ, Kayak, Av, Futbol, Doğa, Kültür, 3.yaş, Sağlık, Engelliler Turizmi, v.s. varsa bu da var. Hem de en karlısından... Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

·         Hanut resmileşmeli. Faturalanmalı. Hem dedikodusundan kurtulalım. Hem de şu "maliyetin 200,-300 Dolar altına" fiyat verenler bir ortaya çıksın…3-5 acente “sürüm” adı altında “kıyım” yapamasın. Ülke de layık olduğu fiyata pazarlansın. Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

Diyanet işleri, Yani kirasını, elemanını, elektriğini benim ödediğim kurum bana rakip olmasın. HAC Seyahati düzenlemesin. 90 bin HACI’nın Seyahati acentelerce organize edilsin.  Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

THY, IATA acenteleri vasıtası ile diğer acentelere birer POS makinesi koyarak veya internet şifresi vasıtası ile satış noktalarını arttırsın. Diğer tüm yerli ve yabancı havayollarını kolayca satabilen 4500 seyahat acentesi THY bileti de satabilsin. THY de gelişsin. Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

Amerika Orlando’da 365 Gün açık olan bir Turizm Fuarı var. Adı: EPCOT CENTER.. Günlük ziyaretçi sayısı 250 bin. 106 Ülkenin standı var. Bir tek Turizm Ülkesi Türkiye’nin Standı YOK!. Fas, burada Stand almadan önce, ülkesinde senede sadece 3-5 bin Amerikalı görürdü. Şimdi Yüz binlerce…  Bu konu hakkında detaylar için tıklayınız...

Dertler bitmez, sayfalar yetmez.

Kısaca bizde; ne Turizm politikası, ne Master Planı, ne “A” sı, ne “B” si... Hiçbiri yok!

İsteriz ki, 38 sektörü besleyen, 4,5 Milyon insanımızı istihdam eden, Halklar arası Kültürel yakınlaşmada çok önemli rol oynayan, bacasız sanayi TURiZMiN ARTIK BiR POLiTiKASI, PLANI OLSUN !

Bunların sadece benim sorunum değil hepimizin sorunu olduğunu düşünüyorum.

Sevgilerimle

Cem Polatoğlu diğer yazıları için tıklayınız