BALAYI TURLARI
Zordur
zor… Ailesi, biricik, küçük prenseslerini ne emeklerle büyütmüş,
kimlerden, nelerden sakınmış, hangi kötülüklerden arındırmış,
nerelerde hangi zorluklarla okutmuş, bir dediğini iki etmemiş, yememiş-yedirmiş,
içmemiş-içirmiş, hastalıkta, sağlıkta yanında olmuş, kaç geceleri başucunda
uykusuz geçmiş, okul önlerinde, hastane köşelerinde saatlerce beklemiş.
Doğrusu
ya; Kızları da ailesini hiç üzmemiş. Onların onuruna, namusuna „halel“
getirecek hiç birşey yapmamış. Onların tek beklentisi olan tahsilini de bir
güzel tamamlamış. Güzel kızımız
da yıllarboyu, iç huzuru ve çevresinin de etkisi ile kendisine ve ailesine
layık, efendi, saygılı, tahsilli „beyaz atlı prens“ini beklemiş.
Ve sonunda bulmuş da…
Sevgili
oğlumuzu da sokaktan bulmadık ya. O da aslında anababa kuzusu, aynı
emeklerle büyümüş, büyütülmüş. Şimdi iyi bir işi, gelecek vaad eden
bir kariyeri var. Ehh artık neslin devamı gereği iyi bir aile kızıyla
(ne demekse), yani kendilerine layık bir gelin adayı ile başgöz etmenin,
torun torba sevmenin zamanı.
Her
ne kadar „yok artık bu zaman da
ailenin istediği kızı mı (oğlanı mı) seçecekler?“ derseniz deyin,
bu böyle.
Gerisi laf. Beynimizin ta dibinde, bizlere bunca emek verip eğiten, başucumuzda
bekleyen, öpücükler vermeden, masal anlatmadan uyutmayan, besleyen, büyüten,
yok nedir hissettirmeyen bu kutsal varlıklarımızı nasıl yok sayabilir,
onların olurunu almadan ya da onları çiğneyip gönlümüzün "konduğuna“
varabiliriz. Ne dersek diyelim, bu gerçeği yadsıyamayız. Ayrıca „burnunun
dikine gidip, sürüm sürüm sürünenleri“ de görmedik mi, bize örnek
göstermediler mi? Zaten onların da kimseyi seçtikleri yok ki, yine biz seçip
onlara onaylatıyoruz. Hepsi bu…
Kız
bulundu, oğlan bulundu. Çocuklar birbirlerini, aileler çocukları tanıdı.
Sevdiler de birbirlerini. Her ikisi de ve aileleri de mutlu… Bu iş bitti…
mi? Siz öyle sanın. Asıl masal şimdi başlıyor.
Şimdi
ailelerin tanışma faslı. Haydi erkek tarafı „eller
cebe“. Öyle kuru bir çikolata, çiçek ile gidilmez. Bu bitti. Şimdi
isteme, sonra Söz faslı, o da bitti şimdi nişan… Aman canım, o aile içerisinde
hallolsun. O kadar masrafa ne gerek var. Ev arandı, öyle her semt olmadı, 2
oda da yetmedi ama sonunda bulundu. Beyaz eşyalar, mobilyalar, diğer detaylar
v.s. Sıra geldi düğüne. Önce davetiye ve hediye faslı…Anasına, babasına,
bacısına, kardeşine, halasına, teyzesine v.s. Düğün illa „................“de
olacak, ailemize orası yakışır. Ayrıca; kız
tarafı 150 kişiden aşağı olmamak üzere Yemekli, Canlı müzik+Dj, Çiçek
süslemesi, havai fişek, illa ünlü modacı veya butik bilmem kim’den
gelinlik, kızımıza takılar, v.s. Canınız çıktı dimi.? Sakın gelin
arabasının arkasına „BABAM SAĞOLSUN“ yazdırmayı unutmayın.
Sıra
şimdi? „BALAYI SEYAHATi“ nde. ki
burası beni ilgilendiriyor.
BALAYI
TURLARI Üzerinde en hassas durulması gereken turlardır. Hem operasyon zorluğu
açısından, hem de ömür boyu unutulmaması açısından çok hassastır. Kişiye
özeldir. Öncelikle müşteri(leri)nizi iyi tanımanız gerekir. Kız „romantik“,
oğlan „bitse de gitsek“ tarzında
ise yandınız.
Karşınıza geldiklerinde; Kız; Business Class uçuş, Limuzinle karşılama, Deniz Uçağı ile adaya transfer, deniz üstü bungalow hayal ederken, oğlan gözlerini kızdan kaçırarak, yarı yalvaran bakışlarla „abi yapma, kıyma bana“ der gibi „sen yabancı değilsin. Şu senin 199’luk bir „…….“ Turun var ya, işte bize ordan bi yer ayarla“ bakışındadır ki bu durumda iki arada bir derede kaldınız demektir. Delikanlı; „Bendiniz; 3 evlilik, 3 düğün, 3 de balayı seyahati geçirmiş bir ağabey olarak seni benden daha iyi anlayanın alnını karışlarım ama…“ Aması var. Sen bu gelin kızımızın isteklerini yerine getirmezsen „ömür boyu çekeceklerinin“ hesabını yaptın mı? Ha bu arada bu iş olmasa biz nasıl geçineceğiz hiç düşündün mü? Haydi evlat, eller cebe..
Peki Bunun arası var mıdır?
Vardır…
Öncelikle çiftler kültürel ağırlıklı mı, yoksa „sejur“
diye nitelendirdiğimiz deniz-kum-güneş tarzı bir balayı seyahati mi
istediklerine karar vermelidirler. Ve en önemlisi „BÜTÇE“.
500 Euro bütçe ile 2 kişilik Bora-Bora hazırlamamıza imkan yok. Hele ki
yukarı da belirttiğimiz „özel
isteklerle…“. Bu durumda çiftlerin kafa kafaya verip „biz
balayı seyahati için şu kadar bütçe ayırdık“ demeleri gerekiyor.
Merak edilmesin, acente 1000 Euro!ya mal ettiğini 1500’e satamaz. Uçağın,
otelin fiyatı belli, e artık internet denilen bir canavar da var. Acentenin
karı ya %5 tir ya da %10. O kadar da olsun artık. Sonra o bütçeye karşın
acenteden alternatifleri, tavsiyeleri alabilirler. En düşük bütçeye göre
bile kendilerine özel bir şeyler çıkabilir. Ör. 199 Euro’ya satılan 3*
Sharm El Sheikh veya 399 Euro’luk uzakdoğu turunda ayrı bir butik otel
verilebilir, Oda süslenebilir, transferi limuzin ile yapılabilir, bir gece
limuzin ile akşam yemeğine götürülünebilir. Kısaca Balayı çiftine
kendilerini özel hissettirilebilir.
Mutluluklar…
Sevgilerimle