FLY & DRIVE
Şimdi turizm de yeni trend
bu… “FLY & DRIVE”
Yani; gideceğin yere uç ve arabanı
kirala, dilediğin gibi, özgürce tatilini yap…
GPS’li yani navigasyonlu (Yol
Bilgisayarlı) arabalar çıktığından beri FLY & DRIVE turları paket turların önüne geçecek gibi gözüküyor…
İtalya, İspanya ve Fransa da Rent a Car ile yapılan kültür turlarının
oranı, organize “paket tur” ların % 40’ına ulaştı bile…Peki nedir
bu FLY & DRIVE, nedir bunun
Seyahat edenler ve Seyahat acenteleri için avantajları?
Seyahat
edenler için;
Programınızı yapmış,
izninizi, işinizi ayarlamış, hatta vizenizi almışsınız. Tura 3-5 gün
var; veee… Seyahat acentesinden bir telefon: “yeterli sayıda müşteri bulunamadığından turumuz iptal”… ŞOK
!…
İşte böyle bir sorunumuz yok
artık. “E peki, biz
otele nasıl gideceğiz? Ya kaybolursak!” Bu
sorun da ortadan kalktı.. Nasıl mı? GPS sistemi ile yani Navigasyon yani “Yol
Bilgisayarı” ile…
Artık son 3 senedir hemen hemen
tüm rent a car arabalarında bu
sistem mevcut. Kullanımı son derece basit. Adeta Google
da (internette arama motoru) yer arar gibi. Ör: Önce Ekrandan “Şehirlerden”
Miami ‘yi buluyorsunuz, sonra Hotels’i bul ve otelinizin adı… Şimdi
ENTER… O size hem “SÖYLÜYOR” hem
de “GÖSTERİYOR”. 40m sonra “yarım sağa dön” 10m kaldı, şimdi
tam sol…
Ören (gezilecek) yerlerine de
aynı sistemle ulaşabiliyorsunuz. Özgürce, Kimseye bağımlı kalmadan, Otobüse
geç kaldım, Kahvaltı dahi edemedim, Gruba ayıp oldu, yaa buraya süre
yetmedi, bi alışveriş dahi yapamadım, fotoğraf çekemedim gibi vakite dayalı
sorunlar da yok…
Seyahat
acenteleri için;
Rehber, otobüs, transfer, Şehir
turu ve “yeterli sayıda müşteri
bulunamadığından turumuz iptal” gibi bütçe ve diğer sorunlar aşılmış
oluyor, Seyahat Acenteleri daha ekonomik, pratik ve kesin deparlı turlar
yapabiliyorlar. Uçak+Otel ve Rent A Car…
Hepsi bu…
FLY
& DRIVE… Artık bunu çok sık duyacaksınız…
Sistem çok yakında Türkiye’de…
Çalışmalar son aşamada.
REHBERLER DEVRE DIŞI MI KALACAK…?
Yeni düzenlenen 1618 sayılı
yasaya göre turistlerin şehirler arası transferleri dahil “rehber alma
zorunluluğu kaldırıldı” Yurtdışında olduğu gibi sadece “ören
yerlerinde” o da gruplar için rehber mecburiyeti var.
Rehberlerimize bir darbe de özelleşen
müzelerden; Her ören yerinde Avrupa müzelerinde ki gibi “her
dilden telsiz kulaklıklı rehber” kiralanabilecek…
Kısaca; Turist, Kiralık arabasını
havaalanında teslim alacak, önceden programlanmış haliyle veya iki tuşa
basarak otelin kapısının önüne kadar gelecek, Aynı GPS sistemiyle gittiği
Ören yerlerinde kulaklığını takıp kendi dilinde dinleyerek müzeleri
gezecek, çarşıda “hanutlanma”
korkusu olmadan alış-veriş yapacak, İstanbul veya Türkiye turunu tamamladıktan
sonra havaalanı’nda arabasını teslim edecek…
Esnaf memnun, acente memnun, müşteri
memnun, rent a car’cı memnun, seyahat acentesi memnun… Bu sistemde bir tek
memnun olmayan ne yazık ki rehberlerimiz olacak…
Türk
Turizminin ve Kültür turlarının geleceği Rent a Car’da…
Gelecek Rent a Car’da. Ancak bu
işi yapan çok arkadaş tanıyorum, 20-30 senesini Rent
a Car mesleğine vermiş,
sonunda bir ev sahibi bile olamamış…
Onları zaman
zaman Rulet masasından kalkamayan kumarbazlara benzetiyorum. O namussuz top %90
başka numaralara konar, arada bir oynadığınız numaralara. Ha kazandım ha
kazanacağım, bu sefer olmadı, bir sonrakine derken bir bakmışsın ki elinde
bir şey kalmamış ve masadan (piyasadan) çekilmişsin.
İşte rent
a car yapan meslektaşlarımızın durumu da böyle… Masaya oturduklarında
(işe başladıklarında) 20 araba, ama aradan 3-5 sene geçtikten sonra
arabaların birçoğu artık hurda, müşteriye değil arabaya kesilen cezalar
da neredeyse araba rakamında. Koy bakalım eskilerin yerine 20
“yeni araba”… İmkansız !… Ne o? İş yapıyoruz. Ahmet arabasını
günlüğü 50’ye vermiş ben 40’a vereyim, işi kapayım. Şu şirkete o
paraya Mehmet’ten 1 ay daha fazla arabayı vereyim… Ve……. Masadan
kalkarken elde bir şey yok… Bankalara borç, Sigortaya borç, tamirciye borç,
otoparka borç…
Dertleri sadece bunlar mı? Hayır.
Bir de “KAÇAK” rent a car’cılar
var ki bırakın TÜRSAB üyesi olmayı, adamın şirketi, dükkanı dahi yok.
Elde bir cep telefonu, otel otel, şirket şirket dolaşıp arabasını pazarlıyor.
Sen TÜRSAB’a para öde, dükkana, elemana para öde, vergini ver, ama adam
senin dükkanının önüne “işportayı kursun”.
Arabaları yenilemeye çalıştığında,
sen “küçüksün” ya, sokaktaki adam ile aynı paraya arabanı alır, aynı
paraya sigortanı yaparsın. Ama senden daha büyük ağabeyler (!) arabayı
senden en az %20 ucuza alır, sigortasını %40 ucuza yaptırır, o araba
olmazsa öbür arabayı “sigortadan” gösterir, yolunu bulur.
Peki bunların bir kısmını önlemek
mümkün mü?
Örneğin; Kiralanan araçların
Trafik cezalarını, köprü, otoban kaçak geçişleri cezalarını müşteri
değil Rent a Car acentelerimiz ödemektedir.
Bunun çaresi var mıdır? Vardır…
Taksilerin bile özel plakaları
var iken hala rent a car’ları belirleyici bir plaka, yani “R
plaka” yoktur. “R” plaka veya arabasının kiralık olduğunun anlaşılmasını
istemeyenlere sticker yapıştırılarak polisin arabaya değil sürücüye ceza
vermesini sağlayabiliriz. Böyle değil midir tüm dünyada…? Bırakın dünyayı,
çok yakına bakın; Kıbrıs’a !
Araç yenileme, kredi, kasko
sigorta sorunları TÜRSAB kanalı ile toplu alım pazarlıkları ile çözülebilir.
Toplarsın Rent A Car yapanları, Alırsın tüm doneleri. Toplu halde senede 1
kerede Kasko olayını %50 ile çözümlersin. Kredisini halledersin. Araç
yenilemede 15-20 arabayla değil 2000-5000 araba ile masaya oturursun. Sen
Sigorta şirketine değil o sana, Sen bankaya değil banka sana, Sen TOFAŞ’a,
Renault’a, OPEL’e, TOYOTA’ya değil O sana gelir… Hem de Ayağına Serdiği
“Kırmızı Halılarla….”
Bitmedi… Bir sorun da Turizm
bakanlığından… Rent a Car gelirleri Turizm gelirleri olarak Sınıflandırılmıyor…
Evet . Bu doğru…Yani siz bir turist grubu getirip, Otobüs kiralayıp Türkiye
turu yaptırsanız kazancınız incoming geliri olarak
belgeleniyor, ama o turist gelip araba kiralasa bu incoming geliri sayılmıyor.
Kısaca Otobüsün turisti turist, dövizi döviz ama Rent a Car’ın turisti
turist değil, dövizi de döviz değil. Böyle kabul ediliyor.
Peki ne dezavantajı var… Biz
seyahat acenteleri getirdiğimiz turist dövizi bazında birtakım avantajlarımız
var. Örneğin Hac kontenjanı alabiliyoruz. Hele ki KOBİ Kapsamına alındığımız
şu günlerde çok daha büyük avantajlar, vergi indirimleri elde edeceğiz.
Peki Rent a Car yapıp turist getiren, döviz kazandıran arkadaşlarımız
bunlardan faydalanacak mı? HAYIR…
Neden? Ne bileyim ben.. İşte bu beni aştı..
Sevgilerimle