MAKSAT GIRGIR OLSUN
Bugünler, bizim cenapta “ÖLÜ SEZON”. Can sıkıntısı. Madem; 15 sene dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşadım, bu kadar yer gezdim, bu kadar çeşitli memleketlerden turist gezdirdim diye “hava basıyorum” Bari “duyduğum” kadarı ile “YABANCI KIZLARIN PROFiLLERi” ni de yazayım istedim. Eminim çok daha tecrübeli ve başarılı “memleketi başarıyla temsil eden!” Türk delikanlıları ve hatta Türk kızları da vardır.
Not; Umarım bu yazı, bir toplumbilimci raporu, edebi bir belgesel olarak alınıp “hiç de bile” tekzipleri gelmez. Dedik ya; Maksat gırgır olsun...
Almanlar;
Görünüş : Sade giyinirler, mütevazidirler. Topuklu ayakkabılardan, Sütyenden nefret ederler. Özellikle koyu Katolikler vucut tüylerini kesmezler (Kuzeyliler hariç).
Genelde: Güvenilir, sadık dost, yardımsever, başta siyaset olmak üzere birçok konuda bilgili, kültürlü aynı zamanda iyi birer dinleyicidirler. Ama asla bilmediğiniz konularda tartışmaya girmeyin. Girerseniz de mutlaka almanca harici bir dili tercih edin.
Yaklaşım: Asla yalan söylemeyin, Abartmayın, Hava atmaya kalkışmayın, Borç istemeyin, Hesabı birlikte ödeyin. Talebinizi “direkt” iletin.
“Özel”de: Standart, hatta monoton. Ve hatta “senkronize (eş zamanlı) olarak” Ortadoğu sorununu bile konuşabilirsiniz.
Avusturyalılar Almanların köylüsü, İsviçreliler dağlısı, Norveçliler enteli, İsveçliler de güzel popolusu olmak üzere ; aşağı yukarı aynı özelliklere sahiptirler.
Görünüş : Uzun boylu, kalın belli ama sportif ve sağlıklı görünümlüdürler.
Genelde: Diğer Avrupalılara kıyasla çok sıcakkanlıdırlar. Ama harbi “arkadaşlığı” falan unutun. Günübirlik ve O an için…
Yaklaşım: Eğer Türkiye’de iseniz şanslısınız. Zaten gittiği yörenin “yerel” tatlarını deneme kültürüne sahiptirler. İlişki kurmak için kendinizi zorlamayın. Partide veya disco’da iseniz, partinin son saatini beklemekte fayda var. Ama asla geri planda da durmayın. Salakça, sudan ama sempatik bir bahane ile yanaşabilirsiniz.
Özelde: Eller havaya, Ööle maçoluk falan denemeyin. Verin ipleri eline, rahatınıza bakın. O sizi yönlendirecektir.
Belçika ve Danimarkalılar da; aşağı yukarı Hollandalılar’la aynı özelliklere sahiptirler.
Fransızlar;
Görünüş : Zerafet ve Asalet temsilcileridir. Çok şık ve trendy giyinirler. Her daim bakımlı ve temizdirler.
Genelde: Dünyaya duyarlıdırlar. Hiçbir zaman “son söz”ü söylemezler. Her konuda bir “alternatif” görüşleri vardır. Muhalefeti, eziği, masumu, azınlığı, güçsüzü severler. Ayırımcı olmamaya çalışırlar. Yardımcı ve arkadaştırlar.
Yaklaşım: Entel numarası yetmez, Entelektüel değilseniz işiniz zor. Fransızların da “Yerel” tatları deneme kültürüne sahip olması, Fransızca bilmek ve şarap kültürü şansınızı %80 arttıracaktır.
Özelde: Her yerde de “asalet” olur mu? OLUR. Eğer partner’iniz Fransız ise bal gibi olur. Elinize, dilinize, dişinize hakim olun. Vucut dili “rota”yı gösterecektir. Acele yok. Kovulursunuz.
Ruslar;
Görünüş : Abartılı giyinirler, Parası olmasa da modanın ucuzunu takip ederler, Ne kadar tuttururlarsa tuttursunlar ayakkabılarından ve dudak, göz boyasından falso verirler.
Genelde: Çok eğitimli, yeteneklidirler. Siz ona ne kadar güvenseniz de o size asla güvenmez. Derin konulara girmeyin. Bilgisi ve kültürü karşısında “patlak” verebilirsiniz.
Yaklaşım: Talebinizi “direkt” iletin. Abartmak serbest, Maçoluk serbest, Gösteriş serbest. Etkilemek için, Entelliğini, Yakışıklılığını değil ama cüzdanının kalınlığını gösterebilirsiniz. İlişkiniz cüzdanınızın kalınlığı oranındadır. Kısaca “inceldiği yerden kopar”.
Özelde: Vazife bilinci içerisindedirler. Aceleyle “iş” in hakkını vermeye çalışırlar. Mekanik ama “geniş perspektifli”dirler. Tek taraflı heyecan arayanlar için ideal.
Beyaz Rusya,
Ukraynalılar ve eski Doğu Bloğu ülkeleri de aşağı yukarı Ruslara aynı özelliklere
sahiptirler.
Japonlar;
Görünüş : Sade giyinirler ama markacıdırlar. Topuklu giymez, toplulukta arka planda durmayı severler.
Genelde: Çekingenlerdir. Mesafelilerdir. Arkadaş değil anca “tanış” olursunuz. Tek konuda, ama iyi eğitimlidirler. Siyaseti, sporu sevmez, para konuşmazlar.
Yaklaşım: Havalı hatta alaycı olun, Gücünüzü gösterin. Talebinizi “endirekt” iletin
Özelde: Plastiğinden tek farkı bazen “ses duvarını” aşmasıdır. Yakında onun da seslisini yaparlar (belki de vardır) Kendinizi “öğretmen” gibi hissettiğiniz olur. Her şey kısa ve öz’dür.
Malezyalılar hariç, diğer uzakdoğulular da; aşağı yukarı japonlarla aynı özelliklere sahiptirler.
İspanyollar;
Görünüş : Sade ve spor giyinirler. Geceleri hariç topuklu giymezler. Erkek gibi sert görünümlü ama “dişi mi dişi” kadındırlar.
Genelde: Atak, Neşeli ve Sefacıdırlar. Siyaset ve spor konuşmayı severler,
Yaklaşım: Neşeli, hep güler yüzlü olun, Eğlenin, eğlendirin. Her şey kendiliğinden gelişecektir.
Özelde: Sıcak, sevecen, anlayışlı zaman zaman Baskın.
Portekizliler biraz daha sessizi olmak üzere; aşağı yukarı ispanyollarla aynı özelliklere sahiptirler.
Görünüş : Şık giyinirler. Topuklu severler. Yüzlerinden gülümseme eksik olmaz. Çünkü mutlu olmayı bilirler. Kendileriyle barışıktırlar.
Genelde: Sağlam, Neşeli ve Canlı mı canlıdırlar. Konuşmayı ama konu ne olursa olsun konuşmayı severler,
Yaklaşım: İstanbul “fırlamaları” zorlanmayacaklardır. Dans etmeyi mutlaka öğrenin. Dil önemli değil. Ruhunuz anlaşacaktır. Kötü alışkanlılardan uzak durun.
Özelde: Mutlaka dans etmeyi öğrenin, Mutlu olacaksınız. Çünkü dans “her ortamda” devam ediyor.
Peru’lular biraz daha sessizi, Colombia’lılar agresivi, Meksikalı’lar ağırkanlısı olmak üzere; aşağı yukarı tüm Latin Amerikalılar aynı özelliklere sahiptirler.
İtalyanlar
Görünüş : Kuzeyli ve Güneyli diye ayrılırlar. Ben “PO” nehrinin altında kalanları gerçek İtalyan diye nitelendiririm. Üstünde kalanlar ise bence ne İtalyan ne de Avrupalıdırlar. “PO” üstü markacı, “PO” altı dalgacı (gırgır resimli, yazılı t-shirt’ler falan) giyinir. Bir bakışta anlarsınız.
Genelde: “PO” nun üstü snob, ukala, insanları ülkelerine göre sınıflandırır. “PO” altında kalanlar ise bir denizci özdeyişini hatırlatır. “Dünyada mekanın olacağına “calabria * ” dan dostun olsun”, Neşeli ve üçkağıtçıdırlar. “Şaka” için paltonuzu bile çalabilirler. Spor ve Seks konuşmayı severler, * Calabria: Çizmenin uç kesimi.
Yaklaşım: “PO” üstünü zorlamayın, vakit kaybı. İlla derseniz atak yapıp sinir olmak yerine “cool” takılıp karşı atağı bekleyin. “PO” altı için kendiniz olun yeter. Lafını esirgemeyen, doğrucu, dost. “O” na Jest yapın. Karşılığını alacaksınız. Rehavete kapılmayın. Ceplere dikkat.
Özelde: “PO” üstü zayıf, standart. “PO” altı tek kelime ile 4X4 gibidir. Dikkat! Gözüne sokarak aldatmaya kalkmayın. İnanın “gözünüzü OYAR!”.
İngilizler;
Görünüş : Giyimi rahat, spor ama ayakkabısı bazen topukludurl, Az veya hiç makyaj yapmazlar. Sürekli bakımlı olduklarını söylemek zor.
Genelde: Her an sizi satabilirler. Güvenmeyin. Spor konuşmayı severler. Siyaseti sizinle başka, Avrupalıyla başka, Amerikalı ile başka yaparlar.
Yaklaşım: “Saldıray” yapmayın. “Kadir abi” formatından da uzak durun. Cool takılın. O sizi bulacaktır. Ama ertesi gün de bir başkasını...
Özelde: Aman sarhoş olmasın, çekilmezler. Hüsrana uğrayabilirsiniz. Dış görünüşe aldanmayın. Karşınıza bir “Kazık” çıkabilir.
Afrikalılar;
Görünüş : Fantezi veya yerel giyimlidirler, Makyaja gerek duymazlar.
Genelde: İz bırakacak, akılda kalacak ortak bir yaşam tarzı bulamazsınız.
Yaklaşım: Afrikadaysanız siz şanslısınız, Biz nasıl “çikolata”nın tadını merak ediyorsak onlar da “süt”ün tadını merak ederler. Ama Avrupa’da iseniz büyük bir yarışın içindesiniz. Kötü, Güçlü ve Zengin’i oynayabilirsiniz.
Özelde: Ten ve ağız kokuları farklı, ellerinin içi, ayaklarının altı ve dilleri “sert ve prüzlü” gelebilir. Dikkat ! Bazı ilişkiler çok “sıkı” dır. işin içinden çıkamayabilirsinizJ.
Araplar;
Görünüş : Zaten Avrupai görünümde olanlar sizin ilginizi çekecektir. Birçoğu da bu yarışının içindedir.
Genelde: Adımlarınıza dikkat edin. Cebinize de.
Yaklaşım: Sakın “Osmanlı” muhabbetine, Tarih’e girmeyin. Etkilemek için babanızın “fabrikalarını” anlatabilirsiniz.
Özelde: İtalyanlar 4 çeker di, Araplar ise 4X4 lük. Kim tutar sizi. Her şey den önce 4 bardak koyu kahve içmeyi unutmayın. Uyku yoktur. Hele Fas (Agadir) dolaylarındaysanız.
Lübnanlılar;
Görünüş : Asla Arap sınıfına sokmam. Zaten görünüşte de ne Arap ne de Avrupalı’dırlar. %90’ı estetiklidir.
Genelde: Güzelliğinden emin, komplekssiz, çok kültürlü, entelektüel, siyaseti seven yapıları vardır. Aşka inanırlar.
Yaklaşım: Dünyayı anlatın, Pahalı zevklerinizden bahsedin.
Özelde: Arap+ “PO” altı İtalyan+Latin+BEYRUT…. Yetti mi? Unutmayın “Şakira” Lübnanlıdır…
İranlılar;
Görünüş : Fantezi giyimlidirler, Makyajı severler. Topuklu ayakkabıya bayılırlar. Ve ayakkabının ucu illa sipsivri olacak.
Genelde: Arkadaş “gibidirler” desem anlatabilirim sanırım...
Yaklaşım: İşvelidirler. Hani derler ya; “Gösterir ama - - - - - z”. İşiniz çok ama çok zor.
Özelde:
Öncelikle
tebrikler. “önü” tutulamayanlardansınız demektir. Hooop durun, çok mutlu
oldunuz diye hemen evlenmeye kalkmayın. Ben pek “gerçekten aşık” olup evlenen
İranlıya rastlamadım. O ve ailesi için “Şartlarınız uygunsa” evlenir.
Evlense bile pişman olan hep “diğeri” dir. Yani SiZ…
Yunanlılar;
Görünüş : Rahat giyimlidirler, Makyaja gerek duymazlar. Spor ayakkabıyı tercih ederler.
Genelde: Milliyetçi, kendi aralarında “muhafazakar”, dışarı “davetkar” dırlar. Her konuda mutlaka “bir bildikleri”, hatta “milli politikaları” vardır. Yüzünüze gülerler ama bence arkanızı dönmeyin.
Yaklaşım: “Kardak ve Kıbrıs” konusunu unutun. Yok öyle yerler. Duymadınız bile. Zorbayı tekrar izleyin. Göbek veya Kasap havası neyinize yetmiyor.
Özelde: Ehhh, yaaa ne diyeyim ben… Canım komşum. İyi ki varsın. Serbest güreş. 2 puan almak an meselesi. “Türkan Şoray” kuralları yok.
Amerikalılar;
Görünüş : Çok rahat giyimlidirler, Göz hariç makyaja gerek duymazlar. Spor ayakkabıyı tercih ederler. Son dönemlerdeki tepkilerden dolayı yurtdışında biraz “kavruk” turlar.
Genelde: Sağlam karakterlidirler. Güvenilirdirler. Sizi tanıyana kadar “açık vermezler”, Yorum yapmazlar. 10 sene sonra da karşılaşsanız bile, eğer “iz” bıraktı iseniz sizi hatırlar, sayarlar. Sevdi mi tam severler.
Yaklaşım: Aşka taparlar. Egzotik tavırlar, mitolojik konular ilgisini çekmeniz için birebir. “Kadir Abi” yapabilirsiniz. Kadir abinin kendisini değil ama bakışını tanır, severler. Oralarda buna “Clark” bakışı derler.
Özelde : Koooskoca Amerikalı ha….Siz öyle sanın. Yok abartacak bişi… Evdeki “aş” tan pek farkı yoktur.
SON SÖZ:
1) ASLA ORTAMA TEDBiRSiZ ÇIKMAYIN.
2) İLLA DEVREDE OLACAĞIM DiYE KÖTÜ ALIŞKANLIKLARIN OLDUĞU ORTAMLARDAN VE KİŞİLERDEN UZAK DURUN. BUNUN GERİ DÖNÜŞÜ OLMAZ.
3) YAKINDA “AB” YE GİRECEĞİZ. UMARIM “KAPAK ATMA” NİYETİYLE KENDİNİ YAKMA MODASI SONA ERMİŞTİR. KÜLTÜREL YAŞAM FARKLILIKLARININ ACISI SENELER SONRA SİZDEN VE ÇOCUKLARINIZDAN ÇIKABİLİR. SENELER GERİYE DOĞRU GİTMİYOR.
EN SON SÖZ: “YERLi MALI YURDUN MALI, HERKES ONU SEVMELi !”
Sevgilerimle